19.09.18  |  22:02

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI TAŞRA TEŞKİLATI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ İÇİN GÖREVDE YÜKSELME YAZILI SINAV DUYURUSU

Yazan: 29 Ocak 2018  
Kategori: Eğitim, Manset

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI TAŞRA TEŞKİLATI ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ İÇİN GÖREVDE YÜKSELME YAZILI SINAV DUYURUSU YAYIMLANDI. DUYURU İÇİN TIKLAYINIZ.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM KURUMLARINA YÖNETİCİ GÖREVLENDİRME YÖNETMELİĞİ TASLAĞI

Yazan: 26 Ocak 2018  
Kategori: Eğitim, Manset

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM KURUMLARINA YÖNETİCİ GÖREVLENDİRME YÖNETMELİĞİ

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumları yöneticiliklerini ikinci görev olarak yürüteceklerin görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 37 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamındakiler hariç olmak üzere, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında ikinci görev kapsamında görevlendirilecek müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılarını kapsar.

Dayanak

MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 88 inci maddesi ile 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 36 ve 37 nci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakan: Milli Eğitim Bakanını,

b) Bakanlık: Milli Eğitim Bakanlığını,

c) Ders yılı: Derslerin başladığı tarihten kesildiği tarihe kadar geçen süreyi,

ç) Derece: Eğitim kurumlarının anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise şeklindeki yaşa göre düzeylerini,

d) Eğitim kurumu: Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar ile bu kurumlarda yürütülen eğitim-öğretim etkinlikleri için program hazırlama, eğitim araç-gereci üretme, inceleme, değerlendirme, öğrenci ve öğrenci adaylarına uygulanacak seçme ve/veya yarışma sınavları için gerekli iş ve işlemleri yürütme, rehberlik ve sosyal hizmetler verme yoluyla yardımcı ve destek olan kurumları,

e) Görevlendirme: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlerini yürütmek üzere, 657 sayılı Kanunun 88 inci ve 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 37 nci maddelerine göre verilen ikinci görevi,

f) İlk defa görevlendirme: Müdür, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığına ilk defa görevlendirilecekler ile daha önce yöneticilik görevinde bulunup halen öğretmen olarak görev yapanlardan yöneticiliğe görevlendirilecekleri,

g) Müdür: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında müdürlük görevini ikinci görev kapsamında yürütenleri,

ğ) Müdür başyardımcısı: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında müdür başyardımcılığı görevini ikinci görev kapsamında yürütenleri,

h) Müdür yardımcısı: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında müdür yardımcılığı görevini ikinci görev kapsamında yürütenleri,

ı) Tür: Aynı derecedeki eğitim kurumlarından farklı eğitim programı uygulayan eğitim kurumlarını,

i) Yeniden görevlendirme: Bulundukları eğitim kurumunda dört ya da sekiz yılını dolduran yöneticilerin aynı ya da farklı eğitim kurumlarına görevlendirilmelerini,

j) Yıl: Göreve başlama tarihine göre geçen on iki aylık süreyi,

k) Yönetici: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlerini 657 sayılı Kanunun 88 inci ve 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 37 nci maddelerine göre ikinci görev kapsamında yürütenleri ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Yönetici Olarak Görevlendirileceklerde Aranacak Şartlar

Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar

MADDE 5 – (1) Yönetici olarak görevlendirileceklerde aşağıdaki genel şartlar aranır;

a) Yükseköğretim mezunu olmak,

b) Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görev yapıyor olmak,

c) Görevlendirileceği eğitim kurumu ile aynı türdeki eğitim kurumlarından birine öğretmen olarak atanabilecek nitelikte olmak ve görevlendirileceği eğitim kurumu ile aynı türdeki eğitim kurumlarından birinde aylık karşılığında okutabileceği ders bulunmak,

ç) Yazılı sınav başvurusunun son günü itibarıyla, son dört yıl içinde adli veya idari soruşturma sonucu yöneticilik görevi üzerinden alınmamış olmak,

d) Zorunlu çalışma gerektiren yerler dışındaki eğitim kurumu yöneticiliklerine görevlendirilecekler bakımından, ilgili mevzuatına göre zorunlu çalışma yükümlülüğünü tamamlamış, erteletmiş ya da bu yükümlülükten muaf tutulmuş olmak.

Müdür olarak görevlendirileceklerde aranacak özel şartlar

MADDE 6 – (1) Müdür olarak görevlendirileceklerin aşağıdaki şartlardan en az birini taşımaları gerekir:

a) Müdür olarak görev yapmış olmak.

b) Kurucu müdür, müdür başyardımcısı, müdür yardımcısı ve müdür yetkili öğretmen olarak ayrı ayrı veya toplam en az bir yıl görev yapmış olmak.

c) Bakanlığın şube müdürü veya daha üst unvanlı kadrolarında görev yapmış olmak.

Müdür başyardımcısı veya müdür yardımcısı olarak görevlendirileceklerde aranacak özel şartlar

MADDE 7 – (1) Müdür başyardımcısı veya müdür yardımcısı olarak görevlendirileceklerin aşağıdaki şartlardan en az birini taşımaları gerekir:

a) Müdür, kurucu müdür, müdür başyardımcısı, müdür yardımcısı veya müdür yetkili öğretmen olarak görev yapmış olmak.

b) Bakanlığın şube müdürü veya daha üst unvanlı kadrolarında görev yapmış olmak.

c) Adaylık dahil en az iki yıl öğretmen olarak görev yapmış olmak.

(2) Müdür başyardımcısı olarak görevlendirileceklerde ayrıca;

a) Fen Lisesi müdür başyardımcılığına görevlendirileceklerde Matematik, Fizik, Kimya veya Biyoloji alan öğretmeni olmak,

b) Sosyal bilimler lisesi müdür başyardımcılığına görevlendirileceklerde Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Psikoloji veya yabancı dil alan öğretmeni olmak,

c) Güzel sanatlar lisesi müdür başyardımcılığına görevlendirileceklerde Görsel Sanatlar/Resim veya Müzik alan öğretmeni olmak,

ç) Spor Lisesi müdür başyardımcılığına görevlendirileceklerde Beden Eğitimi alan öğretmeni olmak,

d) İmam hatip lisesi müdür başyardımcılığına görevlendirileceklerde İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri alan öğretmeni olmak,

e) Mesleki ve teknik eğitim kurumları müdür başyardımcılığına görevlendirileceklerde atölye ve laboratuvar öğretmeni olmak şartı aranır.

(3) Bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen niteliklerde aday bulunmaması halinde, diğer alan öğretmenlerinden de görevlendirme yapılabilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Komisyonlar

Yazılı sınav komisyonunun oluşumu ve çalışma usulü

MADDE 8 – (1) Yazılı sınav komisyonu; Bakan onayıyla Bakanlık Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu müsteşar yardımcısının başkanlığında, biri İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünden olmak üzere üç daire başkanı ve bir hukuk müşavirinden oluşur. Aynı usulle birer yedek üye belirlenir.

(2) Yazılı sınav komisyonu, üye tam sayısı ile toplanır. Asıl üyenin bulunmadığı toplantıya Komisyon başkanının çağrısı üzerine yedek üye katılır. Komisyon kararları oy çokluğu ile alınır.

(3) Yazılı sınav komisyonunun sekretarya hizmetleri Bakanlık Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yürütülür.

Yazılı sınav komisyonunun görevleri

MADDE 9 – (1) Yazılı sınav komisyonunun görevleri şunlardır:

a) Yazılı sınav tarihini belirlemek,

b) Yazılı sınav sorularını hazırlamak veya hazırlatmak,

c) Yazılı sınavların yapılması ve değerlendirilmesini sağlamak,

ç) Yazılı sınav sonuçlarının duyurulmasını sağlamak,

d) Yazılı sınava ilişkin itirazların sonuçlandırılmasını sağlamak,

e) Yazılı sınava ilişkin diğer iş ve işlemlerin yürütülmesini sağlamak.

Sözlü sınav komisyonunun oluşumu ve çalışma usulü

MADDE 10 – (1) Sözlü sınav komisyonu; il milli eğitim müdürünün veya görevlendireceği bir il milli eğitim müdür yardımcısı veya ilçe milli eğitim müdürünün başkanlığında, il milli eğitim müdürünce il/ilçe milli eğitim şube müdürü ve maarif müfettişleri arasından belirlenecek iki üyeden oluşur. Aynı usulle birer yedek üye belirlenir.

(2) Gerek görülmesi halinde aynı usulle birden fazla sözlü sınav komisyonu kurulabilir.

(3) Sözlü sınav komisyonu, üye tam sayısı ile toplanır. Asıl üyenin bulunmadığı toplantıya Komisyon başkanının çağrısı üzerine yedek üye katılır. Komisyon kararları oy çokluğu ile alınır.

(4) Sözlü sınav komisyonu başkan ve üyeleri, boşanmış olsalar dahi eşlerinin, ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve kayın hısımlarının ve evlatlıklarının katıldığı sözlü sınavlarda görev alamaz.

(5) Sözlü sınav komisyonunun sekretarya işlemleri, il milli eğitim müdürlüklerinin insan kaynakları hizmetlerinden sorumlu şube müdürlüğünce yürütülür.

Sözlü sınav komisyonunun görevleri

MADDE 11 – (1) Sözlü sınav komisyonunun görevleri şunlardır:

a) Sözlü sınav sorularını hazırlamak veya hazırlatmak, sözlü sınavları Ek-2’de yer alan Sözlü Sınav Formuna göre yapmak ve değerlendirmek.

b) Sözlü sınav sonuçlarının duyurulmasını sağlamak.

c) Sözlü sınava ilişkin itirazları sonuçlandırmak.

ç) Sözlü sınava ilişkin diğer iş ve işlemlerin yürütülmesini sağlamak.

Değerlendirme komisyonunun oluşumu ve çalışma usulü

MADDE 12 – (1) Değerlendirme komisyonu; il milli eğitim müdürünün veya görevlendireceği bir il milli eğitim müdür yardımcısı veya ilçe milli eğitim müdürünün başkanlığında, il milli eğitim müdürünce il/ilçe milli eğitim şube müdürü, maarif müfettişi ve eğitim kurumu müdürleri arasından belirlenecek iki üyeden oluşur. Aynı usulle birer yedek üye belirlenir.

(2) Gerek görülmesi halinde aynı usulle birden fazla değerlendirme komisyonu kurulabilir.

(3) Değerlendirme komisyonu, üye tam sayısı ile toplanır. Asıl üyenin bulunmadığı toplantıya Komisyon başkanının çağrısı üzerine yedek üye katılır. Komisyon kararlarını oy çokluğu ile alır.

(4) Değerlendirme komisyonunun başkan ve üyeleri, boşanmış olsalar dahi eşlerinin, ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve kayın hısımlarının ve evlatlıklarının değerlendirmelerinde görev alamaz.

(5) Değerlendirme komisyonunun sekretarya işlemleri, il milli eğitim müdürlüklerinin insan kaynakları hizmetlerinden sorumlu şube müdürlüğünce yürütülür.

Değerlendirme komisyonunun görevleri

MADDE 13 -(1) Değerlendirme komisyonun görevleri şunlardır:

a) Bulundukları eğitim kurumunda dört yılını dolduran müdürlerden aynı ya da başka, sekiz yıllık görev süresini dolduran müdürlerden ise başka eğitim kurumlarına görevlendirilmek isteyenlerin değerlendirmesini Ek-1’de yer alan Yönetici ve Eğitim Kurumu Değerlendirme Formunun (A ve B) bölümleri üzerinden yapmak.

b) Bulundukları eğitim kurumunda dört yılını dolduran müdür başyardımcıları ve müdür yardımcılarından aynı ya da başka, sekiz yıllık görev süresini dolduran müdür başyardımcıları ve müdür yardımcılarından ise başka eğitim kurumlarına görevlendirilmek isteyenlerin değerlendirmesini Ek-1’de yer alan Yönetici ve Eğitim Kurumu Değerlendirme Formunun (A) bölümü üzerinden yapmak.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İzlenecek Yöntem ve Yazılı Sınav

Yönetici görevlendirmede izlenecek yöntem

MADDE 14 – (1) Müdür, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığına ilk defa görevlendirme yazılı sınav ve sözlü sınav sonucuna göre; müdürlüğe yeniden görevlendirme Ek-1’de yer alan Formun (A ve B) bölümleri üzerinden yapılacak değerlendirme göz önünde bulundurularak; müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığına yeniden görevlendirme Ek-1’de yer alan Formun (A) Bölümü üzerinden yapılacak değerlendirmeye göre yapılır.

Yazılı sınav

MADDE 15 – (1) Yazılı sınav duyurusunun son günü itibarıyla 5, 6 ve 7 nci maddelerde belirtilen şartları taşıyanlar arasından müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olarak ilk defa görevlendirilecekleri belirlemek amacıyla Bakanlık Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünce test usulü ile yazılı sınav yapılır. Bu sınavda 100 puan üzerinden 60 ve üzerinde puan alanlar başarılı sayılır.

Yazılı sınav konuları ve ağırlıkları

MADDE 16 – (1) Müdürlük için yapılacak yazılı sınav konuları ve ağırlıkları şunlardır:

a) Türkçe ve dil bilgisi (%10),

b) Genel kültür (%6),

c) Atatürk İlkeleri ve Türk İnkılap Tarihi (%5),

ç) Resmi yazışma kuralları (%4),

d) Halkla ilişkiler ve iletişim becerileri (%4),

e) Okul Yönetimi (%4),

f) Yönetimde insan ilişkileri (%4),

g) Okul geliştirme (%4),

ğ) Eğitim ve öğretimde etik (%4),

h) Türk idare sistemi ve protokol kuralları (%5),

ı) Mevzuat (T.C. Anayasası, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname) (%50).

(2) Müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığı için yapılacak yazılı sınav konuları ve ağırlıkları şunlardır:

a) Türkçe ve dil bilgisi (%10),

b) Genel kültür (%10),

c) Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi (%6),

ç) Resmi yazışma kuralları (%6),

d) Halkla ilişkiler ve iletişim becerileri (%6),

e) Okul Yönetimi (%6),

f) Eğitim ve öğretimde etik (%6),

g) Mevzuat (T.C. Anayasası, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname) (%50).

Yazılı sınav duyurusu ve başvuru

MADDE 17 – (1) Müdür, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığı için yapılacak yazılı sınavlara ilişkin duyuru, sınav tarihinden en az otuz gün önce Bakanlığın internet sitesinde ilan edilir.

(2) Duyuruda; başvuru tarihi, süresi, sınavların yapılacağı tarih, sorulacak soru sayısı ve puan değeri ile yazılı sınav komisyonunca belirlenecek diğer hususlara yer verilir.

(3) Bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyanlardan müdür, müdür başyardımcısı veya müdür yardımcısı olarak görevlendirilmek isteyenler, yazılı sınava katılmak üzere başvuruda bulunabilir. Yazılı sınav başvuruları elektronik ortamda alınır.

Yazılı sınav sonuçlarının duyurulması

MADDE 18 – (1) Yazılı sınav sonuçları, sınavın yapıldığı tarihten itibaren en geç otuz gün içinde Bakanlığın internet sitesinde duyurulur.

Yazılı sınav sonuçlarına itiraz

MADDE 19 – (1) Yazılı sınav sonuçlarına, sonuçların açıklandığı tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sınavı yapan birime itiraz edilebilir. Bu itirazlar sınavı yapan birim tarafından en geç on iş günü içinde incelenerek karara bağlanır ve sonuç itiraz sahiplerine bildirilir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Sözlü Sınav

Sözlü sınav konuları ve ağırlıkları

MADDE 20 – (1) Sözlü sınavda adaylar;

a) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü (%20),

b) Temsil kabiliyeti, liyakati, tutum ve davranışlarının göreve uygunluğu (%20),

c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (%20),

ç) Genel yetenek ve genel kültürü (%20),

d) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı (%20) yönlerinden, konuların ağırlık derecelerine göre sözlü sınav komisyonu tarafından değerlendirilir.

Sözlü sınav

MADDE 21 – (1) Müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı yazılı sınavı sonucunda oluşan puan sıralamasına göre en yüksek puan alandan başlamak üzere, eğitim kurumlarının boş bulunan yönetici sayısının üç katı aday sözlü sınava çağrılır. Son sıradaki adayla aynı puana sahip olan adaylar da sözlü sınava çağrılır.

(2) Müdür, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığı için yapılacak sözlü sınava katılmaya hak kazanan adaylar, 20 nci maddede belirtilen sözlü sınav konuları ve ağırlıkları dikkate alınarak Ek-2’de yer alan Form üzerinden sözlü sınav komisyonunca 100 tam puan üzerinden değerlendirilir. Sözlü sınavda 60 ve üzerinde puan alanlar başarılı sayılır.

Sözlü sınav sonuçlarının duyurulması ve itiraz

MADDE 22 – (1) Sözlü sınav sonuçları, sınavların tamamlandığı tarihten itibaren en geç on iş günü içinde il milli eğitim müdürlüklerinin internet sitesinde duyurulur.

(2) Sözlü sınav sonuçlarına, sonuçların açıklandığı tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde ilgili il milli eğitim müdürlüğüne itiraz edilebilir. Bu itirazlar en geç beş iş günü içinde sözlü sınav komisyonunca incelenerek karara bağlanır. İtiraz sonuçları, il milli eğitim müdürlüklerince itiraz sahiplerine duyurulur.

ALTINCI BÖLÜM

Görevlendirme

Müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olarak görevlendirileceklere ilişkin duyuru ve başvuru

MADDE 23 – (1) Müdür, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığı boş bulunan eğitim kurumları ile dört ve sekiz yıllık görev süresini dolduran müdürlerden boşalacak eğitim kurumları, il milli eğitim müdürlüklerinin internet sitesinde duyurulur.

(2) Sözlü sınavda başarılı olan adaylardan müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olarak görevlendirilmek isteyenlerin başvuruları elektronik ortamda alınır.

(3) Müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunanlara en fazla 20 eğitim kurumu tercih etme hakkı verilir.

Müdürlüğe ilk defa görevlendirme

MADDE 24 – (1) Yazılı ve sözlü sınavda başarılı olan adaylardan müdür olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunan adayların görevlendirmeye esas puanları; yazılı puanı ile sözlü sınav puanının aritmetik ortalaması alınarak belirlenir. Görevlendirmeye esas puanlar, kesin sonuçların ilan edildiği tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle geçerlidir.

(2) Müdür olarak ilk defa görevlendirilmek isteyen adaylardan;

a) Okul Öncesi alan öğretmenlerinden anaokullarına müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

b) Sınıf Öğretmenliği alan öğretmenlerinden ilkokullara müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

c) Matematik, Fizik, Kimya veya Biyoloji alan öğretmenlerinden fen liselerine müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

ç) Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Psikoloji veya yabancı dil alan öğretmenlerinden sosyal bilimler liselerine müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

d) Görsel Sanatlar/Resim veya Müzik alan öğretmenlerinden güzel sanatlar liselerine müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

e) Beden Eğitimi alan öğretmenlerinden spor liselerine müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

f) İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri alan öğretmenlerinden imam hatip liselerine müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

g) Atölye ve laboratuvar öğretmenlerinden mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarına müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara söz konusu eğitim kurumları ile sınırlı olmak üzere, bu maddenin birinci fıkrasına göre belirlenen puanlara beş puan daha ilave edilir.

(3) Kurucu müdür olarak görev yapmış olanlardan kurucu müdür olarak görev yaptığı eğitim kurumuna müdür normu verildikten sonra yapılacak ilk müdür görevlendirmesinde müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara söz konusu eğitim kurumları ile sınırlı olmak üzere, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenen puanlara dört puan daha ilave edilir.

(4) Müdür olarak görevlendirilmeye hak kazanan adaylar, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarına göre hesaplanan puan üstünlüğüne göre tercihleri de dikkate alınarak il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine valinin onayı ile müdür olarak görevlendirilir.

(5) Adayların puanlarının eşitliği halinde, sırasıyla yazılı sınav puanı, Ek-2’de yer alan Forma göre sözlü sınav puanı, yöneticilikteki hizmet süresi, öğretmenlikteki hizmet puanı fazla olan adayın görevlendirmesi yapılır. Eşitliğin devamı halinde görevlendirilecek aday kura ile belirlenir.

(6) Görevlendirme işlemleri, itirazların sonuçlandırıldığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde tamamlanır.

(7) Müdür ihtiyacı karşılanamayan eğitim kurumları ile yeni açılan eğitim kurumlarının müdürlüğüne, görevlendirmeye esas puanların geçerli olduğu süreyle sınırlı olmak üzere, müdür olarak görevlendirilemeyenler arasından aynı usulle görevlendirme yapılabilir.

Müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılığına ilk defa görevlendirme

MADDE 25 – (1) Yazılı ve sözlü sınavda başarılı olan adaylardan müdür başyardımcısı veya müdür yardımcısı olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunan adayların görevlendirmeye esas puanları; yazılı puanı ile sözlü sınav puanının aritmetik ortalaması alınarak belirlenir. Görevlendirmeye esas puanlar, kesin sonuçların ilan edildiği tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle geçerlidir.

(2) Müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunan adaylar, tercihleri de dikkate alınarak puan üstünlüğüne göre eğitim kurumu müdürünün inhası ve il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine valinin onayı ile müdür başyardımcısı veya müdür yardımcısı olarak görevlendirilir.

(3) Adayların puanlarının eşitliği halinde, sırasıyla yazılı sınav puanı, Ek-2’de yer alan Forma göre sözlü sınav puanı, yöneticilikteki hizmet süresi, öğretmenlikteki hizmet puanı fazla olan adayın görevlendirmesi yapılır. Eşitliğin devamı halinde görevlendirilecek aday kura ile belirlenir.

(4) Görevlendirme işlemleri, itirazların sonuçlandırıldığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde tamamlanır.

(5) Müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı ihtiyacı karşılanamayan eğitim kurumları ile yeni açılan eğitim kurumlarının müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılıklarına; görevlendirmeye esas puanların geçerli olduğu süreyle sınırlı olmak üzere, yönetici olarak görevlendirilemeyenler arasından aynı usulle görevlendirme yapılabilir.

Müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı olarak yeniden görevlendirileceklere ilişkin duyuru ve başvuru

MADDE 26 – (1) Müdür, müdür başyardımcısı veya müdür yardımcısı olarak ilk defa görevlendirilecekler için, sözlü sınavdan önce olmak üzere, yeniden görevlendirilecekler bakımından boş bulunan eğitim kurumları ile dört ve sekiz yıllık görev süresini dolduran müdürlerden boşalacak eğitim kurumları, il milli eğitim müdürlüklerinin internet sitesinde duyurulur.

(2) Bulundukları eğitim kurumunda dört ve sekiz yıllık görev süresini dolduran yöneticilerden aynı ya da farklı eğitim kurumlarına görevlendirilme isteğinde bulunanların başvuruları elektronik ortamda alınır.

(3) Müdür, müdür başyardımcısı veya müdür yardımcısı olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunanlara en fazla 20 eğitim kurumu tercih etme hakkı verilir.

Müdürlüğe yeniden görevlendirme

MADDE 27 – (1) Bulundukları eğitim kurumunda dört ya da sekiz yılını dolduran müdürlerin aynı ya da farklı eğitim kurumlarına yeniden görevlendirmeleri, Ek-1’de yer alan Formun (A ve B) bölümleri üzerinden yapılan değerlendirme göz önünde bulundurularak il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine valinin onayı ile yapılır.

(2) Müdür olarak yeniden görevlendirilecek adaylardan;

a) Okul Öncesi alan öğretmenlerinden anaokullarına müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

b) Sınıf Öğretmenliği alan öğretmenlerinden ilkokullara müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

c) Matematik, Fizik, Kimya veya Biyoloji alan öğretmenlerinden fen liselerine müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

ç) Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Psikoloji veya yabancı dil alan öğretmenlerinden sosyal bilimler liselerine müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

d) Görsel Sanatlar/Resim veya Müzik alan öğretmenlerinden güzel sanatlar liselerine müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

e) Beden Eğitimi alan öğretmenlerinden spor liselerine müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

f) İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri alan öğretmenlerinden imam hatip liselerine müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara,

g) Atölye ve laboratuvar öğretmenlerinden mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarına müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara söz konusu eğitim kurumları ile sınırlı olmak üzere, Ek-1’de yer alan Formun (A) bölümü üzerinden yapılan değerlendirme sonucu belirlenen puanlara beş puan daha ilave edilir.

(3) Kurucu müdür olarak görev yapmış olanlardan kurucu müdür olarak görev yaptığı eğitim kurumuna müdür normu verildikten sonra yapılacak ilk müdür görevlendirmesinde müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara söz konusu eğitim kurumları ile sınırlı olmak üzere, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenen puanlara dört puan daha ilave edilir.

Müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığına yeniden görevlendirme

MADDE 28 – (1) Bulunduğu eğitim kurumunda dört ya da sekiz yılını dolduran müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılarının aynı ya da farklı eğitim kurumlarına yeniden görevlendirmeleri Ek-1’de yer alan Formun (A) Bölümü üzerinden yapılacak değerlendirme sonucu puan üstünlüğüne göre yapılır.

(2) Müdür başyardımcılığında dört yıllık görev süresini tamamlayanlardan halen müdür başyardımcısı olarak görev yaptıkları eğitim kurumuna yeniden müdür başyardımcısı olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara, söz konusu eğitim kurumları ile sınırlı olmak üzere, bu maddenin birinci fıkrasına göre belirlenen puanlara dört puan daha ilave edilir.

(3) Müdür yardımcılığında dört yıllık görev süresini tamamlayanlardan halen müdür yardımcısı olarak görev yaptıkları eğitim kurumuna yeniden müdür yardımcısı olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara, söz konusu eğitim kurumları ile sınırlı olmak üzere, bu maddenin birinci fıkrasına göre belirlenen puanlara dört puan daha ilave edilir.

YEDİNCİ BÖLÜM

Ortak Hükümler

Yönetici görevlendirmede esas alınacak hususlar

MADDE 29 – (1) Yöneticiler dört yıllığına görevlendirilir.

(2) Aynı unvanla aynı eğitim kurumunda sekiz yıldan fazla süreyle yönetici olarak görev yapılamaz.

(3) Bulundukları eğitim kurumunda aynı unvanla dört yıldan fazla, sekiz yıldan az görev yapanlardan aynı eğitim kurumuna yönetici olarak görevlendirilenlerin görevleri, sekiz yılın dolduğu tarih itibarıyla bu Yönetmelikte öngörüldüğü şekilde sonlandırılır.

(4) Anaokullarının müdür yardımcılarından en az biri Okul Öncesi alan öğretmenleri arasından; ilkokulların müdür yardımcılarından en az biri Sınıf Öğretmenliği alan öğretmenleri arasından; fen liselerinin müdür yardımcılarından en az biri Matematik, Fizik, Kimya veya Biyoloji alan öğretmenleri arasından; sosyal bilimler liselerinin müdür yardımcılarından en az biri Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Felsefe, Psikoloji veya yabancı dil alan öğretmenleri arasından; güzel sanatlar liselerinin müdür yardımcılarından en az biri Görsel Sanatlar/Resim veya Müzik alan öğretmenleri arasından; spor liselerinin müdür yardımcılarından en az biri Beden Eğitimi alan öğretmenleri arasından; imam hatip liselerinin müdür yardımcılarından en az biri İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri alan öğretmenleri arasından; mesleki ve teknik eğitim kurumlarının müdür yardımcılarından en az biri atölye ve laboratuvar öğretmenleri arasından görevlendirilir. Bu fıkrada belirtilen niteliklerde yeterli sayıda aday bulunmaması halinde, diğer alan öğretmenlerinden de görevlendirme yapılabilir.

(5) Öğrencilerinin tamamı kız olan eğitim kurumlarının müdürleri ile bu kurumlar ve yatılı kız öğrencisi bulunan eğitim kurumlarının müdür yardımcılarından en az biri kadın adaylar arasından görevlendirilir.

(6) Karma eğitim yapılan ve müdür yardımcısı sayısı üç ve daha fazla olan eğitim kurumlarının müdür yardımcılarından en az biri kadın adaylar arasından görevlendirilir.

(7) Bu maddenin beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen niteliklerde yeterli sayıda aday bulunmaması halinde, erkek öğretmenler arasından da görevlendirme yapılabilir.

(8) Yönetici ihtiyacı karşılanamayan eğitim kurumları ile yeni açılan eğitim kurumlarının yönetici ihtiyacı, öncelikle 33 üncü maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamında bulunan yöneticilerin görevlendirilmesi yoluyla karşılanır.

(9) Yönetici görevlendirme takvimi Bakanlıkça belirlenerek Bakanlık internet sitesinde duyurulur.

Yöneticilik görev süresi hesaplanması

MADDE 30 – (1) Yöneticilikte geçen dört yıllık sürenin hesabında; en son yapılan görevlendirme tarihinden itibaren aynı unvanla geçirilen hizmet sürelerinin toplamı esas alınır. Yöneticilik görevinin sona ereceği tarih; ders yılının içinde olması halinde dört yıllık sürenin dolduğu tarihin içinde bulunduğu ders yılının son günü, ders yılının dışında olması halinde dört yıllık sürenin dolduğu tarihi takip eden ders yılının son günüdür.

(2) Aynı unvanla aynı eğitim kurumunda geçen sekiz yıllık sürenin hesabında; aynı eğitim kurumunda aynı unvanla geçirilen hizmet sürelerinin toplamı esas alınır. Bu durumda olanların yöneticilik görevinin sona ereceği tarih; ders yılının içinde olması halinde sekiz yıllık sürenin dolduğu tarihin içinde bulunduğu ders yılının son günü, ders yılının dışında olması halinde sekiz yıllık sürenin dolduğu tarihi takip eden ders yılının son günüdür.

(3) Yönetici olarak görev yapmakta iken diğer eğitim kurumlarında veya diğer kurumlarda vekaleten veya geçici olarak görevlendirilenlerin bu görev süreleri ile yıllık izin, hastalık izni, aylıksız izin ve benzeri nedenlerle fiilen yapılmayan yöneticilik görevleri, kadrolarının bulunduğu eğitim kurumlarındaki dört ve sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilir.

Kurucu müdürlüğe görevlendirme

MADDE 31 – (1) Yeni açılmakta olan eğitim kurumlarını eğitim ve öğretime hazır hale getirmek üzere, eğitim kurumunun eğitim ve öğretime açılıp kuruma müdür norm kadrosu verildiği tarihe kadar geçen süre içerisinde yönetim hizmetlerini yürütmek üzere, müdür görevlendirmesine ilişkin şartları taşıyanlar arasından il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine vali tarafından kurucu müdür görevlendirilir.

Müdür yetkili öğretmenliğe görevlendirme

MADDE 32 – (1) Müdür norm kadrosu bulunmayan eğitim kurumlarında görev yapmak üzere, o eğitim kurumunda görevli öğretmenler arasından, öğretmenlik görevi yanında yönetim hizmetlerini de yürütmek üzere, il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine vali tarafından müdür yetkili öğretmen görevlendirilir.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Yöneticilik Görevinin Sonlandırılması ve Devamı

Yöneticilik görevinin sona ereceği ve devam edeceği durumlar

MADDE 33 – (1) Yöneticilik görevi;

a) Görevlendirildikleri tarihe göre dört yıllık hizmet süresinin dolduğu tarihin içinde bulunduğu ders yılının, dört yıllık sürenin dolduğu tarihin ders yılının dışında olması halinde ise dört yıllık sürenin dolduğu tarihi takip eden ders yılının bittiği,

b) Aynı eğitim kurumunda aynı unvanla sekiz yıllık hizmet süresinin dolduğu tarihin içinde bulunduğu ders yılının, sekiz yıllık sürenin dolduğu tarihin ders yılının dışında olması halinde ise sekiz yıllık sürenin dolduğu tarihi takip eden ders yılının bittiği,

c) Eğitim müşaviri ve eğitim ataşesi olarak atananlar ile Bakanlıklararası Ortak Kültür Komisyonu kararıyla yurt dışında görevlendirilenler ve uluslararası kuruluşlarda görevlendirilenlerin bu atama veya görevlendirmenin yapıldığı,

ç) Yurt içinde veya yurt dışında başka bir göreve bir yıl veya daha fazla süreyle geçici veya sürekli olarak görevlendirilenlerin bu görevlendirmenin yapıldığı,

d) Bir yıl veya daha fazla süreyle aylıksız izin alanların aylıksız izinlerinin başladığı,

e) 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 18 inci maddesine göre bir yıl veya daha fazla süreyle aylıksız izne ayrılanların aylıksız izinlerinin başladığı tarihten itibaren sona erer.

(2) Yöneticilikleri bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre sona erenler, kadrolarının bulunduğu eğitim kurumunda alanlarında açık norm kadro olması ve istemeleri halinde bu eğitim kurumuna; aksi durumda ise öncelikli olarak kadrolarının bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde durumlarına uygun norm kadro bulunmaması halinde ise il içerisinde istekleri de dikkate alınarak alanlarında açık norm kadro bulunan eğitim kurumuna öğretmen olarak atanır.

(3) Yöneticilikleri bu maddenin birinci fıkrasının (c), (ç), (d) ve (e) bentlerine göre sona erenler, söz konusu görev veya aylıksız iznin bitimini müteakip, kadrolarının bulunduğu eğitim kurumunda alanlarında açık norm kadro olması ve istemeleri halinde bu eğitim kurumuna; aksi durumda ise öncelikli olarak kadrolarının bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde durumlarına uygun norm kadro bulunmaması halinde ise il içerisinde istekleri de dikkate alınarak alanlarında açık norm kadro bulunan eğitim kurumuna öğretmen olarak atanır.

(4) Birleştirilen eğitim kurumlarında yönetici olarak görev yapanlar bakımından, fazla olanın belirlenebilmesi için eğitim kurumunun yeni statüsüne göre o eğitim kurumunda yönetici olarak görev yapma şartlarını taşımayanlar ile şartları taşıyanlardan hizmet puanı, hizmet puanının eşit olması durumunda ise sırasıyla yöneticilikteki hizmet süresi, öğretmenlikteki hizmet süresi daha az olandan başlanarak il içinde ilan edilecek durumlarına uygun ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına aynı yöneticilik görevi ile sınırlı olmak ve kalan görev sürelerini tamamlamak üzere yönetici olarak görevlendirilme isteğinde bulunabilir. Aynı eğitim kurumuna aynı yöneticilik görevi için birden fazla görevlendirilme isteği olması durumunda sırasıyla, yöneticilikteki hizmet süresi, öğretmenlikteki hizmet puanı fazla olan adayın görevlendirmesi yapılır. Eşitliğin devamı halinde görevlendirilecek aday kura ile belirlenir. Bu konumda olanlardan yönetici olarak görevlendirme isteğinde bulunmayanlar ile isteklerine rağmen yönetici olarak görevlendirilemeyenler, kadrolarının bulunduğu eğitim kurumunda alanlarında açık norm kadro olması ve istemeleri halinde bu eğitim kurumuna; aksi durumda ise öncelikli olarak kadrolarının bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde durumlarına uygun norm kadro bulunmaması halinde ise il içerisinde istekleri de dikkate alınarak alanlarında açık norm kadro bulunan eğitim kurumuna öğretmen olarak atanır.

(5) Kapatılan eğitim kurumlarında yönetici olarak görev yapanlar, il içinde durumlarına uygun ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına aynı yöneticilik görevi ile sınırlı olmak ve kalan görev sürelerini tamamlamak üzere istekleri de dikkate alınarak öncelikle görevlendirilirler. Aynı eğitim kurumuna aynı yöneticilik görevi için birden fazla görevlendirilme isteği olması durumunda sırasıyla, yöneticilikteki hizmet süresi, öğretmenlikteki hizmet puanı fazla olan adayın görevlendirmesi yapılır. Eşitliğin devamı halinde görevlendirilecek aday kura ile belirlenir. Bu konumda olanlardan yönetici olarak görevlendirme isteğinde bulunmayanlar ile isteklerine rağmen yönetici olarak görevlendirilemeyenler, öncelikli olarak kadrolarının bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde durumlarına uygun norm kadro bulunmaması halinde ise il içerisinde istekleri de dikkate alınarak alanlarında açık norm kadro bulunan eğitim kurumuna öğretmen olarak atanır.

(6) Dönüştürülen eğitim kurumlarının dönüştürülmeden önceki yöneticileri, kalan görev sürelerini dönüştürülen eğitim kurumunda tamamlar.

Yöneticilik görevinden ayrılma

MADDE 34 – (1) Yöneticilik görevlerinden istekleri üzerine ayrılanlar, bulundukları eğitim kurumunda alanlarında açık norm kadro olması ve istemeleri halinde bu eğitim kurumuna; aksi durumda ise öncelikli olarak kadrolarının bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde durumlarına uygun norm kadro bulunmaması halinde ise il içerisinde istekleri de dikkate alınarak alanlarında açık norm kadro bulunan eğitim kurumuna öğretmen olarak atanır.

(2) Yöneticilik görevlerinden, aile birliği, can güvenliği, sağlık durumu mazeretlerine bağlı yer değiştirenler, bir üst yönetim görevine görevlendirilenler ve 33 üncü maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları ile 36 ncı maddenin ikinci fıkrasına göre öğretmenliğe atananlar hariç olmak üzere, dört yıllık görev süreleri dolmadan herhangi bir nedenle istekleri üzerine yöneticilik görevinden ayrılanlar, ayrıldıkları tarihten itibaren değerlendirme başvuru tarihinin son günü itibarıyla aradan bir yıl geçmeden yönetici olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunamaz.

Yöneticilik görevinden alınma

MADDE 35 – (1) Eğitim kurumu yöneticilerinden haklarında yapılan adli ve idari soruşturma sonucu hazırlanan raporların yetkili amir ve kurullarca değerlendirilmesi sonucuna göre yöneticilik görevinden alınma teklifi getirilen eğitim kurumu yöneticileri, durumlarına uygun ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına öğretmen olarak atanır. Bu şekilde görevinden alınanlar, aradan dört yıl geçmeden yönetici olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunamaz.

Yönetici norm kadrosunda değişiklik

MADDE 36 – (1) Norm kadro fazlası müdür yardımcıları, hizmet puanı daha az olandan başlamak üzere belirlenir. Hizmet puanının eşit olması durumunda ise sırasıyla yöneticilikteki hizmet süresi, öğretmenlikteki hizmet süresi daha az olan norm kadro fazlası olarak belirlenir.

(2) İlgili mevzuatında belirtilen yöneticilik norm kadrosuna esas kriterler çerçevesinde müdür, müdür başyardımcısı veya müdür yardımcısı norm kadrolarının bazıları veya tamamı kaldırılan eğitim kurumlarında norm kadro fazlası olanlar, il içinde ilan edilecek durumlarına uygun ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına aynı yöneticilik görevi ile sınırlı olmak ve kalan görev sürelerini tamamlamak üzere yönetici olarak görevlendirilme isteğinde bulunabilir. Aynı eğitim kurumuna aynı yöneticilik görevi için birden fazla görevlendirilme isteği olması durumunda sırasıyla, yöneticilikteki hizmet süresi, öğretmenlikteki hizmet puanı fazla olan adayın görevlendirmesi yapılır. Eşitliğin devamı halinde görevlendirilecek aday kura ile belirlenir. Bu kapsamda başka eğitim kurumlarına görevlendirilmek istemeyenler veya tercihlerine görevlendirilemeyenler, kalan yöneticilik görev sürelerini bulundukları eğitim kurumunda tamamlar. Bu konumda olanlardan kalan görev sürelerini bulundukları eğitim kurumunda tamamlamak istemeyenler ile diğer eğitim kurumlarında yönetici olarak görevlendirme isteğinde bulunmayanlar, kadrolarının bulunduğu eğitim kurumunda alanlarında açık norm kadro olması ve istemeleri halinde bu eğitim kurumuna; aksi durumda ise öncelikli olarak kadrolarının bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde durumlarına uygun norm kadro bulunmaması halinde ise il içerisinde istekleri de dikkate alınarak alanlarında açık norm kadro bulunan eğitim kurumuna öğretmen olarak atanır.

DOKUZUNCU BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Yürürlükten kaldırılan yönetmelik

MADDE 37 – (1) 22/04/2017 tarihli ve 30046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 38 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 39 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Milli Eğitim Bakanı yürütür.

MEB Şube Müdürlüğü sınavı 1 Nisan 2018 de yapılacak

Yazan: 24 Ocak 2018  
Kategori: Eğitim, Manset

MEB Şube Müdürlüğü sınavı 2018 yılında ne zaman yapılacak?

Milli Eğitim Bakanlığı geçtiğimiz haftalarda görevde yükselme yönetmeliğinde değişiklik yaptı. Yapılan MEB görevde yükselme yönetmeliği değişikliği ile birlikte gözler yapılacak şube müdürlüğü yazılı sınavına çevrildi. 2018 yılı şube müdürlüğü yazılı sınavı sonrasında mülakat yapılacak ve atamalar iki sınav puanının ortalamasına göre yapılacak.

ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YAZILI SINAVI

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan görevde yükselme yönetmeliği değişikliğinde en dikkat çeken ayrıntı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne atanmak için Şube Müdürü olma şartı oldu. Artık şube müdürü olmadan ilçe milli eğitim müdürü olma yolu kapandı. Bu yüzden İlçe Milli Eğitim Müdürü olmak isteyen öğretmenler, idareciler şube müdürü olmak zorundalar. Bu yüzden 2018 yılında yapılacak olan şube müdürlüğü sınavı daha çok önem kazanmıştır.

2018 YILINDA SINAV YAPILACAK

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin yaptığı açıklamada şube müdürlüğü sınav tarihini açıkladı. MEB şube müdürlüğü yazılı sınavı 1 Nisan 2018 tarihinde yapılacak.  1 Nisan 2018 de saat 14.30’da yapılacak olan şube müdürlüğü yazılı sınavı sonrasında yapılacak değerlendirmelerle birlikte MEB’e toplamda 513 şube müdürü alınacağı belirtildi.

AÖF Sınav Sonuçları Açıklandı. 13 14 Ocak AÖF Sınav Sonuçları Sorgula

Yazan: 16 Ocak 2018  
Kategori: Eğitim, Manset

AÖF sonuçları 25 Ocak 2018 de açıklandı.
AÖF sonuçları açıklandı. 13-14 Ocak’ta yapılan AÖF final sınavlarının sonuçları açıklandı. İşte AÖF sınavına katılan öğrencilerin merak ettiği soruların cevapları…

Açıköğretim Fakültesi Güz Dönemi final sınavları için bekleyiş sürüyor. Geçtiğimiz hafta sonu yapılan dönem sonu sınavlarının soru ve cevaplarının yayınlanmasının ardından sınav sonuçlarını da açıklandı.

AÖF SORULARI VE CEVAPLARI YAYINLANDI

AÖF soruları ve cevapları geçtiğimiz dönemlerde olduğunu gibi sınavların sona ermesinin ardından erişime açıldı. Adaylar AÖF sorularına ve cevaplarına sisteme öğrenci girişi yaprak ‘Anadolum eKampüs’ üzerinden çıkmış sınav soruları linkine tıklayarak ulaşabiliyorlar.

AÇIK ÖĞRETİM SİSTEMİNE GİRİŞ YAPMAK İÇİN TIKLAYIN

AÖF SINAV SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

AÖF sınav sonuçları ise sınavların sona ermesinin ardından on beş günlük süre içerisinde sorgulamaya açılıyor. Sınav sonuçları sisteme öğrenci girişi yaparak sorgulanabilecek.

SINAV SONUÇ İTİRAZI

Sınav sonuçlarına, ilan edilme tarihinden itibaren 3 (üç) işgünü içinde itiraz edilebilir. Bu süre geçtikten sonra yapılan itirazlar dikkate alınmaz.

 

 

Milli Eğitim Bakanlığı Görevde Yükselme Sınavında Değişiklikler Yapıldı

Yazan: 13 Ocak 2018  
Kategori: Eğitim, Manset

Milli Eğitim Bakanlığı 13 Ocak 2018 tarihli resmi gazetede personelinin görevde yükselme, unvan değişikliği ve yer değiştirme suretiyle atanması hakkında yönetmelikte değişiklik yaptı.Tanımlar kısmında Görevde yükselme sınavı ve Unvan değişikliği sınavı başlıkları değişerek sözlü sınav şartı getirildi. Yeni tanımlar ve yapılan değişiklikler sonrası şartlara dair detayların hepsi haberimizde şu şekildedir.Görevde yükselme sınavı: Bu Yönetmelik hükümlerine göre görevde yükselme suretiyle atanacakların belirlenmesi amacıyla yapılan yazılı ve sözlü sınavı olarak belirlendi.Unvan değişikliği sınavı: Bu Yönetmelik hükümlerine göre unvan değişikliği suretiyle atanacakların belirlenmesi amacıyla yapılan yazılı ve sözlü sınavı olarak belirlendi.

Milli Eğitim Bakanlığı personelinin görevde yükselme, unvan değişikliği ve yer değiştirme suretiyle atanması hakkında yönetmelikte Görevde yükselmeye tabi hizmet grupları ve kadrolar şunlardır.Yönetim hizmetleri grubu; Şube müdürü, Şef olarak belirlendi.Araştırma ve planlama hizmetleri grubu; Talim ve Terbiye Kurulu uzmanı, eğitim uzmanı olarak belirlendi.Büro hizmetleri grubu; Sayman,  Ayniyat saymanı, Çözümleyici, Bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, veznedar, ayniyat memuru, ambar memuru, memur, usta öğretici, sekreter, şoför olarak belirlendi.Bu Yönetmelik kapsamında unvan değişikliğine tabi kadrolar: Avukat, şehir plancısı, mimar, mühendis, istatistikçi, grafiker, teknik ressam, kütüphaneci, programcı, tekniker, teknisyen, veteriner hekim, psikolog, biyolog, sosyal çalışmacı, fizyoterapist, hemşire, veteriner sağlık teknisyeni, laborant, mütercim, diyetisyen, film yapımcısı, makyajcı, fotoğrafçı, kameraman olarak belirlendi.Görevde yükselmeye tabi kadrolara atanabilmek için gerekli şartlar yeniden belirlendi; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen şartlar ile ikinci fıkrada yer alan kadrolar itibarıyla belirtilen hizmet süresi ve eğitime ilişkin şartları taşımak, Görevde yükselme sınavında başarılı olmak, şartları aranır.Görevde yükselme yazılı sınavına katılacaklarda aranacak hizmet süresi ve eğitime ilişkin şartlar şunlardır;Şube müdürü kadrosu için; En az fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak, Son iki yıl Bakanlıkta görev yapmış olmak, Talim ve Terbiye Kurulu uzmanı, eğitim uzmanı, uzman, raportör, sivil savunma uzmanı veya okul müdürü görevinde iki; müdür başyardımcısı veya müdür yardımcısı görevlerinde ayrı ayrı veya toplamda üç; mimar, mühendis, biyolog, psikolog, istatistikçi, çözümleyici, programcı, araştırmacı, tekniker, şef veya sayman kadrosunda üç; öğretmen kadrosunda dört ya da bu alt bentte sayılan kadrolarda toplam dört yıldan az olmamak üzere asaleten görev yapmış olmak gerekiyor.Şef kadrosu için; En az iki yıllık yüksekokul mezunu olmak, Son iki yılı Bakanlıkta olmak üzere Devlet memurluğunda en az beş yıl görev yapmış olmak, Bulunduğu görev unvanında veya aynı düzeydeki görevlerde toplam en az bir yıl görev yapmış olmak, Yardımcı hizmetler sınıfı dışındaki kadrolarda görev yapıyor olmak gerekiyor.Talim ve Terbiye Kurulu uzmanı, eğitim uzmanı kadrosu için; En az fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak, Son iki yılı Bakanlıkta olmak üzere öğretmen veya şef kadrosunda ayrı ayrı veya toplam en az üç yıl görev yapmış olmak gerekiyor.Sayman kadrosu için; Dört yıllık fakültelerin kamu yönetimi, iktisat, işletme, muhasebe veya maliye bölümlerinden mezun olmak, Son iki yılı Bakanlıkta olmak üzere Devlet memurluğunda en az üç yıl görev yapmış olmak, Bulunduğu görev unvanında veya aynı düzeydeki görevlerde toplam en az bir yıl görev yapmış olmak gerekiyor.Ayniyat saymanı kadrosu için; En az iki yıllık yüksekokul mezunu olmak, Son iki yılı Bakanlıkta olmak üzere Devlet memurluğunda en az üç yıl görev yapmış olmak, Bulunduğu görev unvanında veya aynı düzeydeki görevlerde toplam en az bir yıl görev yapmış olmak gerekiyor.Çözümleyici kadrosuna atanabilmek için; En az fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak, Bilgisayar sistemleri yönetimi ile sistem çözümleme veya sistem programlama konularında sertifika sahibi olmak, En az iki bilgisayar işletim sisteminin uygulamasını bildiğini belgelemek, Üç yılı Bakanlıkta programcı unvanında olmak üzere Devlet memurluğunda en az beş yıl görev yapmış olmak, Bulunduğu görev unvanında veya aynı düzeydeki görevlerde toplam en az bir yıl görev yapmış olmak gerekiyor.Bilgisayar işletmeni kadrosu için; En az lise veya dengi okul mezunu olmak, Devlet memurluğunda adaylığı kalkmış olmak, Bakanlığa bağlı veya Bakanlıkça izin verilen özel bilgisayar kurslarından bilgisayar işletmenliği belgesi almış olmak veya bitirdiği okulun ders müfredatında en az iki dönem bilgisayarla ilgili ders aldığını belgelemek gerekiyor.Veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosu için; En az lise veya dengi okul mezunu olmak, Devlet memurluğunda adaylığı kalkmış olmak, Bakanlığa bağlı veya Bakanlıkça izin verilen özel bilgisayar kurslarından belge almış olmak veya bitirdiği okulun ders müfredatında bilgisayarla ilgili ders aldığını belgelemek gerekiyor.Veznedar, ayniyat memuru, ambar memuru, memur, usta öğretici kadroları için; En az lise veya dengi okul mezunu olmak, Devlet memurluğunda adaylığı kalkmış olmak gerekiyor.Sekreter kadrosu için; Büro yönetimi veya sekreterlik eğitimi veren en az iki yıllık yüksekokul mezunu olmak, Devlet memurluğunda adaylığı kalkmış olmak gerekiyor.Şoför kadrosu için; En az lise veya dengi okul mezunu olmak, Son iki yılı Bakanlıkta olmak üzere Devlet memurluğunda en az üç yıl görev yapmış olmak, En az beş yıllık (B) sınıfı sürücü belgesine sahip olmak gerekiyor.

Yazılı İfade Bozukluğu

Yazan: 01 Ocak 2018  
Kategori: Rehberlik

Yazılı İfade Bozukluğu
Bir kişinin yaşından, zeka kapasitesinden ve eğitim düzeyinden beklenenden daha düşük olan yazma yeteneği yazılı ifade bozukluğudur. Bu bozukluk nörolojik veya duyusal bir eksikliğe bağlı olmamalı ve kişinin okul performansını ve günlük yaşamda yazmayı gerektiren durumlarda bozukluklar yapmalıdır. Yazma özründe heceleri fena yazma, yazım ve işaret hataları yapma ve fena el yazısı görülür.
Eskiden okuma bozukluğu olmadan disgrafinin gelişmediği düşünülürdü. Fakat şimdi yazılı ifade bozukluğunun tek başına olabileceği bilinmektedir. Yazma özrü için daha önce kullanılan terimler heceleme bozukluğu ve heceleme disleksiyasıydı. Yazma özrü sıklıkla diğer öğrenme bozukluklarıyla birliktedir. Fakat yazma, dil ve okumadan daha sonra kazanıldığından ileride tanı konur.
DSM-IV’deki yazılı ifade bozukluğuna benzer olarak ICD-10’da ayrı bir özel heceleme bozukluğu vardır.
Epidemiyoloji
Yazılı ifade bozukluğunun görülme sıklığı bilinmemekle birlikte okul çağı çocukları arasında % 3-10 kadar olduğu tahmin edilmektedir. Bazı bulgular bu bozukluğun böyle bir bozukluk öyküsü olan aileler arasında sık olduğuna işaret etmektedir.
Etiyoloji
Bir varsayıma göre yazılı ifade bozukluğu aşağıdaki bir veya birkaç etmenin birlikte olması sonucudur: ifade dil bozukluğu, algılayıcı-ifade edici dil bozukluğunun karışımı ve öğrenme bozukluğu. Bu tablo beyinin merkezi bilgi işlem alanlarındaki bir yerde nörolojik veya bilişsel eksikliklerin veya işlev bozukluklarının olasılığını gösterir.
Bu bozuklukta kalıtımsal yatkınlığın olması, yakınlar arasındaki birçok kişide bu bozukluğun görülmesi nedeniyle ileri sürülmüştür. Kısa dikkat süresi ve kolay uyarılabilinme gibi mizaç karakteristikleri de yazılı ifade bozukluğunda rol oynayabilir.
Tanı
Yazılı ifade bozukluğu tanısı kişinin metin yazarken devamlı fena performans göstermesiyle konur. Bunlar arasında el yazısında, heceleme yeteneğinde ve cümlelerde kelimeleri doğru olarak yerleştirmede bozukluklar vardır. Yazma performansı kişinin zeka kapasitesinin altındadır. Yazılı dil testleri arasında Yazılı Dil Testi (the Test of Written Language, TOWL), Yazma Yeteneğinin Tanısal Değerlendirilmesi (the Diagnostic Evaluation of Writing Skills, DEWS) ve Erken Yazılı Dil Testi (the Test of Early Written Language, TEWL) vardır. Yaygın gelişimsel bozukluk veya mental retardasyon gibi bir bozukluk olmamalıdır. Yazılı ifade bozukluğundan ayırt edilmesi gereken diğer bozukluklar iletişim bozuklukları, okuma bozukluğu ve görme ve işitme bozukluklarıdır.
Yazılı ifade bozukluğundan kuşkulanıldığında standart yazılı ifade testinden önce standardize bir zeka testi (Wechsler) ile kişinin zeka kapasitesi saptanmalıdır.
Klinik özellikler
Yazılı ifade bozukluğu olan okul çocuklarının önce kelime hecelemede ve düşüncelerini yaşa uygun dil bilgisi normlarına göre ifade etmede güçlükleri vardır. Konuştukları ve yazdıkları cümlelerde çok sayıda dil bilgisi yanlışları ve fena paragraf düzeni bulunur. İkinci sınıfta ve daha sonra çocuklar kısa bir cümleyi yazarken basit dil bilgisi hataları yaparlar. Örneğin, devamlı olarak hatırlatılmasına karşın büyük harfle başlamazlar ve cümlenin sonuna nokta işareti koymazlar. Yazılı ifade bozukluğunun ortak özellikleri heceleme, dil bilgisi ve işaretleme hataları, fena paragraf düzeni ve fena el yazısıdır.
Çocuklar büyüdüğünde ve daha ileri sınıflara gittiklerinde çocukların sözel ve yazılı cümleleri daha belirgin olarak ilkelleşir. Kelime seçimleri hatalı ve uygunsuz, paragrafları düzensiz, hecelemeleri daha zor ve kelime dağarcığı daha dar olur. Yazılı ifade bozukluğundaki ek özellikler arasında okula gitmek istememe, ev ödevlerini yapmama, matematik gibi diğer akademik performans alanlarında başarısızlık, okuldan kaçma, dikkat eksikliği ve davranım bozukluğu vardır.
Yazılı ifade bozukluğu olan birçok çocuk akademik performanslarındaki başarısızlık ve yetersizlik hislerinden dolayı engellenmiş ve kızgındır. Gittikçe artan yalnızlık (izolasyon), soğuma ve umutsuzluktan dolayı kronik depresif bozuklukları olabilir.
Eğitimsel yardım almayan yazılı ifade bozukluğu olan erişkinlerde yazma yeteneğini gerektiren alanlarda sosyal uyumsuzluk, yetersizlik, aşağılık, yalnızlık ve yabancılaşma hisleri devam eder. Hatta bazıları yazma yetersizliklerinin ortaya çıkacağı korkusuyla mektup veya kutlama kartı yazmaktan sakınır. Bu bozukluğu olan birçok erişkin çok az yazma yeteneği isteyen ticaret, güvenlik ve diğer hizmet işlerini seçerler. Yazılı ifade bozukluğuna ek olarak okuma bozukluğu, alıcı ve ifade edici dil bozukluğunun karışık tipi, matematik bozukluğu, gelişimsel koordinasyon bozukluğu ve yıkıcı davranış bozukluğu ile dikkat eksikliği bozukluğu bulunabilir.
Gidiş
Yazma, dil ve okuma bozuklukları çoğunlukla birlikte olduğundan ve bir çocuk okumayı öğrenmeden önce konuştuğundan ve yazmayı öğrenmeden okuduğundan böyle çocuklara önce ifade edici dil bozukluğu daha sonra yazılı ifade bozukluğu tanısı konur. İleri derecedeki olgularda yazılı ifade bozukluğu ikinci sınıfta, daha az ciddi olgularda beşinci sınıfta veya sonrasında belirgindir. Yazılı ifade bozukluğu olan birçok insan zamanında eğitim desteği alırsa orta eğitime ve hatta yüksek eğitime devam edebilir. Prognoz bozukluğun şiddetine, yaşa, eğitim desteğinin ne zaman başladığına, süresine ve devamlılığına, ikincil duygusal ve davranışsal sorunların olup olmamasına bağlıdır.
Tedavi
Destekleyici yazılı ifade yöntemleri etkili olabilir. Bunun yoğun, devamlı ve bire bir uygulanmasıyla en iyi tedavi sonuçları elde edilir. Bazı özel okullardaki öğretmenler günde iki saat kadar yazma dersi uygular. Bu bozukluğun tedavisinde psikoterapideki gibi yeteri kadar ebeveyn-terapist ilişkisi gerekir. Hastanın motivasyonu tedavinin uzun süredeki etkinliğini önemli ölçüde etkiler. Birlikte diğer öğrenme bozuklukları ve ikincil duygusal ve davranışsal sorunlar varsa bunlara da dikkat edilmeli ve uygun psikiyatrik tedavi ile ebeveyn işbirliği yapılmalıdır.
Yazılı İfade Bozukluğu (DSM-IV)
A. Bireysel olarak uygulanan standart testler ile ölçüldüğü üzere ( ya da yazma becerilerinin işlevsel değerlendirmeleri), kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda yazma becerileri beklenenin önemli ölçüde altındadır.
B. Tanı ölçütündeki bozukluk okul başarısını ya da yazılı metin derlemeyi gerektiren günlük yaşam etkinliklerini (Örneğin, dilbilgisi kuralları yönünden doğru cümleler ve iyi düzenlenmiş paragraflar yazma) önemli ölçüde bozar.
C. Duyusal bir bozukluk varsa bile yazma becerisi sorunları genellikle buna eşlik edenden çok daha fazladır.
Kodlama notu: Genel tıbbi bir durum (Örneğin, nörolojik) ya da duyusal bozukluk varsa bu durumu Eksen III’te kodlayınız.

YALAN

Yazan: 01 Ocak 2018  
Kategori: Rehberlik

YALAN
Günlük yaşamımızda hemen hemen hepimiz yalana başvururuz. Ör; arkadaşımıza “bugün seninle olmayı canım istemiyor” yerine, “işim var” deriz. Çünkü gerçeği söylersek onu inciteceğimizden korkarız. Yalan herkesçe ayıplanan bir davranıştır. Genellikle kendi yalanımızı gerekli, diğer insanların söylediği yalanı büyük yalan olarak görürüz.
Başkalarını bilerek aldatmak amacıyla söylenen yalanlar, gerçek yalanlardır. Aslında çocukların yalanları, yetişkinlerin yalanlarının yanında masum kalır. Çünkü; onların yalanları aldatma amcı gütmez. Çocuk gerçeği iyi değerlendiremediği için, gördüklerini çarpıtarak anlatır ve uydurur. Kimi ana-baba çocuğun olmamış Şeyleri olmuş gibi anlatmasını yalan sayar.Bunları dinlemek ve olduğu gibi kabul etmek yerine çocuğu suçlar. 3-5 yaş çocuğunun hayal dünyası çok geniş olduğu için inanılmaz öyküler anlatırlar ve bu dönemde yalan ile yalan olmayanı ayırt edemezler.
1- Hayali Yalanlar: Küçük çocuklar gerçeği iyi değerlendiremedikleri için uydururlar. Yetişkinler bunları yalan olarak görür.
2-Taklit Yalanlar:Çocuklar ana-babayı örnek alır. Ana-babanın yalanına tanık olan çocuk, yalan söylemeyi öğrenir. Ör; doktora gidiyoruz diye gezmeye giden anne-baba çocuğun yalan söylemesine zemin hazırlar.
3-Sosyal Yalanlar:Bunlar en yaygınolan yalanlardır. Bir yere gideceğimiz zaman, gitmek istemiyorsak, “hastayım ” deriz.
4-Savunma Yalanları: Çocuk kendini korumak için yalan söyler.Çocuk sık sık eleştiriliyorsa, sert tepki gösteriliyorsa, mükemmmelliğe zorlanıyorsa çocuk yalana başvurabilir.Çocuk doğru söylediğinde “yalan söylüyorsun” diye suçlanan çocukta , bu yalanların alışkanlık haline gelmesine neden olur.
5-yüceltilmiş Yalanlar:başkalarının hayranlığını kazanmak için söylenen yalanlardır.
Bazende çocuklar bir özlemini dile getirmek için yalan söyler. Ör; babasız bir çocuğun “babam var” demesi gibi. Normal yollardan takdir edilmeyen çocuk, yalana başvuracaktır.”Annem öldü” diyen bir çocuk, kerdeş doğumu ile birlikte ilgisiz kaldığı için böyle söylemektedir.
NASIL ÖNLENIR?
1-yetişkinler örnek olmalıdır.Eğer anne-baba başkalarına yalan söyleyecek olursa, çocuğun dürüstlüğün önemini anlaması çok güç olacaktır.Çocuklar hangi yaşta olursa olsun yaşına uygun bir dille doğruyu söylemek gerekir.
2-aşırı tepki göstermemek gerekir.yumuşak ve hoşgörülü olmalı ve cezadan kaçınmalıdır.aşırı tepki göstermek, çocuğun sizin öfkenizden korunmak için, yalan söylemeye devam etmesine yol açar.
3-Çocuklardan başaramayacakları Şeyler beklememelidir.
4-Fazla baskıdan kaçınmalı ve koyduğumuz kurallarla çocuğun yaşamını fazla sınırlamamalıyız.
5-Çocuğu yetişkinler araç olarak kullanmamalıdır.Ör; anne yada babanın çocuğa yalan söyletmesi. Annenin “bu yaptığımızı baban duymasın” demesi.
6-Gizli polis gibi çocuğu sorgulamamalı:Ör; “Doğru söylersen ceza vermeyeceğim” dedikten sonra, çocuk doğruyu söyleyince”biliyordum” diyerek tepki vermek yada dayak, çocukta yalanı pekiştirir.Çünkü çocuk doğruyu söyleyince olumsuzlukla karşılaşmaktadır.
7-Çocuğun diğer çocuklarla kıyaslanmaması gerekir.
8-Ana-baba-çocuk iletişiminin olumlu olması gerekir. Çocuk istek, sıkıntı, kaygı ve endişelerini bizimle konuşabilmelidir. Çocuğu dinlemek ve çözüm yollarını kendisinin bulmasına yardımcı olmak gerekir.
9-Yalan söylediği için çocuğu suçlamamak gerekir.”Yalancı” etiketi yapıştırılmış olan bir çocuk, bu etiketin gereklerini yerine getirecektir, çünkü yaptığı işin kendini yansıttığına inanır. Bu davranışı onaylamasak bile,Çocuğumuzun kişiliğini bu davranıştan ayrı tutmak gerekir.Salt kendisi olduğu için onu sevdiğinizi çocuğunuzun anlamasına yardımcı olun.
10-Doğrudan emin olmak için kontrol edin. Çocuğa “ödevin bittimi” diye sormak yerine “ödevini görmek istiyorum” deyin.Bu davranış hem kontrol edileceği için ödevini düzgün yapmasını sağlar hemde sonucundan çekindiği için yalan söylemez.

Utangaçlık

Yazan: 01 Ocak 2018  
Kategori: Rehberlik

Utangaçlık
Hepimiz bir şeylerden bir zaman utanmışızdır. Bu nedenle utangaçlık duygusunu tanırız. Eğer bu duygumuz çok sınırlı sayıda sosyal ortamda yaşanmışsa ve uzun süreli bir problem oluşturmadıysa, ne güzel. Ancak bazı kişiler için başka insanlarla bir arada olmak sürekli bir problemdir. Bu kişiler sosyal ortamlarda kendilerinden hiçbir zaman emin olamazlar. Birileriyle beraber olmadan önce, onlarla birlikteyken ve ayrıldıktan sonra, hep, doğru dürüst konuşmak ve davranmak konusunda endişe yaşarlar. Bazen de utangaçlık öyle boyutlarda yaşanır ki, kişi kendini tamamen başkalarından izole eder ve kendini yalnızlığa mahkum eder. Örneğin; utangaç bir bebek annesinin eteğine yapışır, onun arkasına saklanır yada başını babasının omzuna gömerse, “aman ne kadar tatlı” deriz. Aynı çocuk büyüdükçe, arkadaş edinmede güçlük çeker, benlik saygısı zayıflar ve sosyal etkileşimleri sınırlı kalırsa utangaç davranışları artık “tatlı” olmaktan çıkmıştır.
Özlem; lisedeyken sadece bir – iki arkadaşı vardı. Üniversitede ikende hiç arkadaş edinememişti. Kemal; okul kafeteryasında her gün tek başına yemek yemekten çok rahatsız oluyor ve kendini çok yalnız hissediyordu. Uğur ; okulda her gün gülüp eğlenen bir grubun üyesi olmayı istemişti hep. Sibel; iş toplantılarında hiçbir zaman yüksek sesle konuşamazdı, hemen yüzünün kızaracağını bilir ve bu durumda daha da çok utanırdı.
Özlem, Kemal, Uğur, Sibel ve sayısı milyonları bulan diğerleri arasındaki ortak özellik bu insanların hepsinin de utangaç insanlar olmalarıdır. Utangaçlık o kadar yaygındır ki, utangaçlıktan söz edilirken “ psikolojinin soğuk algınlığı” terimi sık olarak kullanılır.

UTANGAÇLIĞIN NELERLE İLİŞKİSİ VAR?
Sosyal Kaygı: utangaçlık iç içe yaşanan yoğun ve rahatsız edici bir duygudur. Çevredeki insanların gözünde utanılacak durum, aptal duruma düşme, onlar tarafından reddedilme yada yetersiz görülme korkusudur. Utangaçlık sorunu olan kişi birileriyle birlikteyken bu kaygıyı nasıl gidereceğine değil, “ne kadar çok kaygılı” olduğuna konsantre olur. Böylelikle kaygısı daha da artar ve bir kısır döngüye girmiş olur. Bakalım aynı zamanda zihninden geçen otomatik düşünceler nelerdir:
• Kendimi aptal durumuna düşüreceğim,
• Söyleyecek hiçbir şey bulamayacağım, donup kalacağım,
• Eğer ağzımı açarsam sesim bir tuhaf çıkacak,
• Kalbim fena halde çarpıyor, ya kalp krizi geçirirsem,
• Çok tuhaf görünüyor olmalıyım,
• Bir kaçabilsem,
• Kendimi kontrol edemeyeceğim,
• Kızaracağım, titreyeceğim.

Önemli olan bu düşüncelerin gerçekçi algılar üzerine oturtulmamış, tam tersi, mantık dışı bir korkuya temellendirilmiş olmalarıdır. Çünkü herkesin onları seyrettiğine, zayıflıklarını yada yetersizliklerini yakalamaya çalıştıklarına inanır ve kaygının kısır döngüsü arttıkça düşünceler de iyice çarpıtılır.

Utangaçlık sorunu olan kişilerin mantık dışı 4 temel inançları şunlardır:
1. Bir sosyal toplantıda uzun süre durup beklerseniz, iyi bir şey olur.
Bu inanç sohbet başlatmak korkusuyla geliştirilir. Oysa ki, iki kişinin tanışması yada konuşması için en az bir kişinin çaba göstermesi gerekir.
2. Diğer insanlar sosyal etkinliklere davet edildikleri için şanslıdır.
Çok yanlış. Tam tersi bu bir şans işi değildir. Sosyal olarak aktif olan insanlar, başkaları ile tanışmak ve onlarla zaman geçirmek için çaba gösterirler, kulüplere üye olurlar, başkalarını bir şeyler yapmak için davet ederler.
3. Nerede olursam olayım sosyalleşebilme olanağım hep aynı olacaktır.
Bu çaba göstermemek için başka bir bahanedir. Oysa bir çok sosyal kulübün insanları bir araya getirmek gibi bir işlevi vardır. Etkinliklerine katıldığınız zaman kendinizi birileriyle birlikte bir şeyler yaparken bulursunuz.
4. Biri bana karşı ilgisiz görünüyorsa o kesinlikle beni sevmiyordur ve hiçbir zaman sevmeyecektir.
Bu inanç boş yere kendinizi insanlardan çekmenize ve yalnızlık hissetmenize yol açar. Biri sizinle ilgilenmediyse bu sizi sevmiyor anlamına gelmez. Sevgi zaman ister ve bir şeyler paylaştıkça delişir.

Halbuki utangaç olan insanlar bu mantık dışı inançlarının yerine gerçekçi olan inançlar koyabilseler utangaçlıklarını yenme konusunda güzel bir başlangıç yapmış olurlar. Bunlar;
• Sosyal bir ortama girince herkes biraz kaygı yaşar, bu nedenle bir şeyleri başlatmadan önce tamamen rahatlamayı bekleyemem.
• Olmadığım biri gibi davranmama gerek yok. Bu beni daha da kaygılandırıyor.
• Başkalarının beni çok acımasız eleştireceğini düşünüyorum. Gerçekte kendime karşı acımasız olan benim.
• Sosyal becerileri çok gelişmiş kişiler de her zaman % 100 başarılı değiller. Bu nedenle bir etkileşim istediğim gibi iyi gitmezse çok üzülmemeliyim.
Sosyal kaygı utangaç olmayan insanlar tarafından da yaşanır. Ancak bu kişiler kaygılarını farklı bir biçimde yorumladıkları için kısır döngüye girmezler. Utangaçlık sorunu olanlar bu kaygıyı kendi kişiliklerinin bir parçası olarak görürler. Diğerleri ise bir duygu olarak değerlendirirler ve “aynı ortamda kim olsa aynı duyguyu yaşardı” diye düşünürler.
Bu yorumlama farklılığı utangaç olmayan kişilerin kendilerine güvenlerinin daha fazla olmasından kaynaklanmaktadır. Bir başka deyişle bu kişiler sosyal ortamdaki başarılarının kendilerinden, başarısızlıklarının ise dış etkenlerden kaynaklandığını düşünürken, utangaç kişiler tam tersine, sosyal ortamdaki başarısızlıklarının kendilerinden kaynaklandığını, başarının ise ortam sayesinde gerçekleştiğini düşünürler.
Genelde utangaçlık sorunu olan kişilerde sosyal beceri eksikliği bulunmaktadır. Bir başka deyişle ilişkiyi başlatma ve sürdürme konusunda gereken bir takım sözel olan – olmayan davranış becerilerini öğrenememişlerdir.
Örneğin; bir karşılaşma yada tanışma anında ne yapacaklarını, bir sohbeti nasıl başlatacaklarını, sürdüreceklerini ve nasıl vedalaşacaklarını bilmezler. Topluluk içinde uzakta bir yerde dururlar, göz göze gelmekten kaçınırlar, eğer onlarla konuşursanız çok alçak sesle konuşurlar, konuşurken çok uzun arlar verirler, bir çok şeye ilgisiz gibi davranırlar, yüzlerindeki ifadede neşe yoktur. Böylelikle o anda çevrede bulunan kişiler onların kendileri ile ilgilendiklerini hissedemezler. Devamlı çevrenin kendileri hakkında ne düşündüğüne konsantre olduklarını bilmezler, tam tersi utangaçların kendileriyle ilişki kurmak istemediklerini sanırlar.
Utangaç bir insanın düşünce süreci, çektiği acılar ve utanma duygusunu azaltmaya odaklanır. Bazıları kendilerine acı veren durumlardan kaçmaya çalışırlar, fakat eğer konu, derse katılmak yada iş arkadaşlarıyla bir araya gelmek gibi kaçınılmaz durumların ortaya çıkması ise, utangaç insan o zaman Cem’in yaptığı gibi yollara başvururlar;
“Anfide ön sıralarda yer bulabilmek için her gün erkenden okula geliyorum. Böylelikle, konuşmam gerektiğinde herkes dönüp bana bakamıyor, ben de o kadar utanmıyorum.”
Utangaç bir insanın en belirgin özelliği, aşırı sıkılganlık, kendisiyle aşırı biçimde ilgilenmek ve başkalarının kendileri hakkındaki aşırıya varan kaygılardır;
• İyi bir izlenim bıraktım mı?
• Benden hoşlandılar mı?
• Aptalca bir şey söyler miyim, acaba?
• Kıyafetim iyi mi?
• Ya söyleyecek bir şey bulamazsam?
Utangaç insanlar düşüncelerini olumsuz bir şekilde kendilerine çevirdiklerinde ise odaklandıkları şeyler şunlardır;
• Ben görgüsüzün tekiyim
• Aptal ve sorumsuzum
• Berbat görünüyorum

Utangaç insanların potansiyel olarak utanacakları durumlardan mümkün olduğunca kaçınarak, kaygılarla başa çıkmaları çok yaygındır. Kaygıya neden olacak durumlardan kaçmayı istemek doğaldır, ama bu tür durumlardan uzak kalmak ve insanlarla bir araya gelmekten kaçınmak insanları yalnızlığa iter ve can sıkıntısı çekmesine sebep olur. Sonunda da ya toplum dışına itilir ya da sizi kabullenmeye hazır bireyler tarafından yavaş yavaş reddedilmeye başlarsınız. Siz insanlara yaklaşmayı reddederseniz, toplum dışında kalmaya ve onları hep dışardan izlemeye mahkum olursunuz.
Belli durumlara karşı duyulan kaygının derecesi insandan insana değişir. Bu duygu bazı insanlarda diğerlerine göre daha fazladır. Cem yeni insanlarla tanıştığında çok büyük bir duygusal bunalım yaşamaktadır. Gerilip terlemeye başlar, kalbi deli gibi atmaktadır ve hemen yüzü kızarır.
Oysa Emel, yeni biriyle tanıştığında Cem’e göre daha az rahatsız olmaktadır. O, bir topluluğa hitap etmek zorunda kaldığı zaman kendisini çok kötü hissetmektedir. Bir an kafası boşalır, çok iyi bildiği bir konuda her şeyi unutur ve bir anda o insanların, görünümünü ve zekasını olumsuz bir şekilde yargıladıklarını düşünmeye başlar.
Size hiç de yabancı gelmeyecek bir senaryo canlandırın; hemen herkes öğretmenin yada bir toplantıyı yöneten kişinin gruptaki diğer insanlara dönüp neşe içinde “ evet şimdi birbirimizi tanıyalım, lütfen ayağa kalkın, adınızı söyleyin ve kısaca kendinizden söz edin.”dediğine tanık olmuştur.
Hayır! Olamaz böyle bir şey! Utangaç bir insan hemen oradan kaçıp kurtulmak ister. Kalbi deli gibi atmaya başlamıştır. Paniğe kapılır. Bir anda kafasını olumsuz düşünceler istila eder. “ ayağa kalktığımda kesinlikle sonradan çok utanacağım bir şey yapacağım”, “acaba yine yüzüm kızaracak mı?”, “yine kafamın içi boşalacak”, “kesinlikle ya kekelemeye başlayacağım yada dilim tutulacak” bir anda bunlar onları kontrol altına alır ve duydukları kaygı giderek artar. Sonradan da hem yaptıklarını hem de söylediklerini anımsamakta güçlük çekerler.

Utangaç insanların ortak yönleri çoktur:
• Düşük benlik saygısı
• Duygularını başkalarına etkin bir biçimde iletememe
• Dış görünüm yada zeka konusunda kaygı duyma
• Sosyal konularda beceriksizlik
• Kendini iyi ifade edememe
Benlik saygınız; sizin kendinize verdiğiniz değerin derecesinin göstergesidir. Benlik saygınızın yerinde olması yaşamınızdaki iniş çıkışlar yada etrafınızda olup bitenler ne olursa olsun, sizin kendinizi sevmenizi sağlar. Yerinde bir benlik saygısı, iyi bir dost; benlik saygısının azalması yada olmaması ise kötü bir düşmandır.

Azalmış benlik saygısını en yaygın belirtileri;
• Eleştirilere karşı aşırı duyarlılık
• Başkalarının sürekli olarak sizi yüreklendirmesine duyulan gereksinim
• Özür dilemede aşırıya kaçma
• Başkalarını eleştirilerinizde aşırıya kaçma
• Yetersizlik duygusunu kapatmak için aşırıya varan övünme

Utangaçlık ve benlik saygısının düşüklüğü hep bir arada bulunur. Benlik saygısının yerinde olmaması daima sizin zararınıza işleyecektir. Kendi hakkınızdaki düşüncelerinizi ve davranışlarınızı değiştirmek için benlik saygınızı geliştirmeniz gerekir.
Utangaç insanlarda benlik saygısının düşük olmasının nedenlerinden biri, bu insanların ortak bir eğilimi olan her konuda mükemmel olmanın gerekliliğine duydukları inançtır. Her şeyi “doğru” yaparak yada her şeyin “ doğrusunu” söyleyerek başkalarının kendilerini kabul edeceklerine ve onaylayacaklarına inanırlar. Böyle yanlış bir inanç, insanı sadece mutsuzluğa ve tatminsizliğe iter.
Mükemmeli aramak güzel bir şeydir, ama mükemmele ulaşmak mümkün değildir. Her şeyi dört dörtlük yapamayacağınızı kabul edin. Hepimizin güçlü ve zayıf yönleri vardır. Hiç kimsenin kendine olan güveni her zaman ve her yerde tam değildir. Bu normaldir. Mümkün olmayanı başarmaya çalışmak dengenizi bozar ve sizi başarısızlığa iter. Bu durum kendinize olan güveninizi yerle bir eder ve sonunda, hayatta hep kaybedenin siz olduğunuza inanmanıza neden olur.
Herkes sizi sevmeyebilir yada her yaptığınızı onaylamayabilir, ne kaybedersiniz? Emin olun sizi seven ve davranışlarınızı onaylayan insanlar da vardır. Bu sizin durumunuzda bir terslik olduğunu göstermez.her zaman herkesi memnun etmeye çalışmak hem gereksiz hem de olanaksızdır. Siz herkesi seviyor yada herkesin her davranışını onaylıyor musunuz? Elbette hayır! Eğer birisi giysilerinizi, saçınızın şeklini, davranışlarınızı, fikirlerinizi yada düşüncelerinizi onaylamazsa sakın kaygılanmayın. Hepimizin yetenekleri, becerileri birbirinden farklıdır. Kendinizi başkalarının standartlarına göre değerlendirir ve bir başkasına yaşamınızı kontrol altında tutması için izin verirseniz, bir insan olarak kendinize değer vermiyorsunuz demektir.

Tırnak Yeme

Yazan: 01 Ocak 2018  
Kategori: Rehberlik

Tırnak Yeme
Tırnak yeme alışkanlığına çoğunlukla 3-4 yaslarından önce başlamaz. (Çok ender olarak 5 aylık gibi erken bir dönemde görülebilir). Çocukların %33 de tırnak yeme davranışı görülür. Bu oran erken ergenlik çağına kadar sürer. Ergenlik çağında tırnak yiyen çocukların sayısı %40-45’e yükselir. Yani ergenlik çağına doğru çocukların hemen hemen yarısı tırnak yeme davranışı gösterir. Bunun nedeni olarak gençlerin çevreden onay görmemeleri olarak değerlendirilir. Ayrıca tırnak yiyen çocukların ailelerinin çoğunda tırnak yiyenlere rastlanmaktadır. Bunun içinde tırnak yemenin bir taklit olduğu ve büyükleri taklit etmek suretiyle öğrenildiği ileri sürülmektedir. Ergenlik çağında sosyal onay görenlerin çoğu bu alışkanlığı terletmektedir.
Tırnak yemek bazen ayak parmaklarını ısırmakla ve ayak tırnaklarını el parmaklarıyla yakalama ile ilişkili görülmektedir. Ayak parmağı tırnağının yenilmesi ve ısırılması hemen hemen sadece kızlarda görülmektedir.

TIRMAK YEME DAVRANISLARININ NEDENLERI
Tırnak yeme davranışından çok bu davranışa neden olan olayları saptamak gerekir.
Bu davranışın altında yatan sebepler parmak emmede olduğu gibi çoğunlukla psikolojik rahatsızlıklardır.
Alışkanlık daha çok baskı altına alınmış heyecanların ilgilendiği durumlarla olup, çocuk bunun arzu edilmeyen bir davranış ve alışkanlık olduğunu anlayınca kökleşmekte olduğu görülmektedir.
Tırnak yeme bir güvensizlik belirtisi olarak kabul edilir. Aile içinde aşırı bakili ve otoriter bir eğitimin uygulanması, çocuğun sürekli azarlanarak eleştirilmesi, kıskançlık, yeterli ilgi ve sevgi görememe sıkıntı ve gerginlik baslıca nedenlerdir.
Anne babanın yaşantısı da önemli bir etkendir. Anne baba geçimsizlikleri anne babanın sık sık kavga etmesi ailedeki sorunlar çocuklarda tırnak yeme gibi davranışlara neden olur. Bunun yani sıra anne babanın aşırı kaygılı olması çocuğu aşırı derecede koruyup kollaması ayrıca anne babanın çocuklar arasında ayrım yapması çocuklar arasında kıskançlığa yol açar. Bu da dolaylı şekilde kendini tırnak yeme olarak gösterir.
Tırnak yeme daha önce belirttiğimiz gibi taklit yoluyla da edinilebilen bir davranıştır. Ailede herhangi bir bireyin tırnak yeme davranışı göstermesi doğal olarak çocuğun ilgisini çekecektir. Ayrıca tırnak yeme davranışı olaylara bağlı olarak gelişebilmektedir. Çocuğu tedirgin eden herhangi bir olay veya çevrede onun için hoşnutsuzluk yaratacak herhangi bir durum bu davranışı göstermesine yol açar.

TEDAVI VE ALINABILECEK ÖNLEMLER
En etkili yöntem 3-4 yaslarına kadar bu alışkanlığın anne baba tarafından görmezlikten gelinmesidir. Daha sonra bu alışkanlık devam ederse;
çocuğun gerginlik ve uyumsuzluk nedenleri iyice araştırılmalı ve bunlar saptanarak çözüm getirilmeli
Çocuğu azarlamak, korkutmak, ceza vermek gibi zorlayıcı yöntemlerin uygulanması yararlı olmamaktadır. Hatta kimi zaman daha ağır duygusal problemlerin çıkmasına neden olabilir.
Çocukları korku kaygı yaratacak durumlardan uzak tutmak gerekir.
Küçük çocukların kaygı korku verici televizyon filmlerini izlemeleri, kavgalı olaylarda bulunmaları çocuğu heyecanlandıracağı için sakıncalıdır.
Tırnak yiyen çocuklara geceleri yatarken eski hafif eldivenleri giydirmek. Çocuk gece tırnaklarını yemek veya ısırmak istediğinde hatırlatıcı olması bakımından yararlı olabilir.
Parmak ve tırnağa acı fakat zararsız bir sıvı sürülebilir. Bu hem hatırlatıcı ve hem de tırnağını ağzına götürdüğü zaman acı ile birleştiğinde terk etmeye yardımcı olabilir.
Çocukların ilgisi başka yöne çekilebilir. Sinema, televizyon izlerken veya radyo dinlerken onun ağzını çiğneyecek bir şeyle meşgul etmek tırnak yemenin ve ısırmanın yerine gelecek bir etkinlik olabilir.
Çocukları ara sıra başarılarından dolayı ödüllendirme bazı durumlarda yarar sağlayabilir. Ancak bunun kısıtlı ve uygun şekilde kullanılması gerekir. Aksi takdirde çocuk yeni ödüller almak için bunu kullanabilir.
Tırnak derin kesilebilir. Çocuğun kendi tırnak bakımıyla uğraşması da yararlı olabilir. Bunun içinde çocuğa manikür ve pedikür malzemeleri alınabilir.
Son söz ve bir önlem olarak tırnak yemenin ve ısırmanın çok kötü bir alışkanlık olmadığı ve bunu isteyenlerin kolaylıkla terk edebilecekleri çocuklara anlatılmalıdır. Çocuk buna inandırıldığı zaman bu alışkanlıktan vazgeçmek için çaba gösterecektir. Çünkü dış etkenler çocuğun bu alışkanlıktan vazgeçmesine fazla etkili olmamakla bazı hallerde alışkanlığın kökleşmesine ve başkalarını kızdırmak ve huzursuz etmek için bir araç olarak kullanılmasına neden olmaktadır.

Tikler

Yazan: 01 Ocak 2018  
Kategori: Rehberlik

Tikler
TİK

İstemli çalışan çizgili beden kaslarında istem dışı ortaya çıkan aralıklı kasılmalardır. Bu kasılmalar bir kas ve odak grubunda olabileceği gibi birkaç kas ve adale grubundan da olabilir. Tikler yer ve biçimde değiştirebilir; Ancak bir süre sonra belli bir yerde (kasta) yerleşip kalır. Hareket çoğu zaman kişi tarafında olmadan tekrarlanır. Erkek çocuklarda daha çok görülür. Genellikle 6 yaşından sonra fazla görülmeye başlar. En çok 8-12 yaşlarında rastlanır.

Okul öncesinde göz kırpma gibi basit tikler görülebilir. Bu da ön ergenlikte kaybolur. Tikler ergenlik çağında kaybolur. Yetişkinliğe uzananları da vardır. En fazla yüz ve boyunda görülür. Tikleri Göz kapaklarının fazla genellikle aşağıdaki yerlerde ve şekillerde görürüz . Göz kırpmalar ile yüz ve yanak adalelerinde oluşan tikler. açılıp kapanması Göz kırpma en sık görülen tiktir. Çünkü her tür tehlikeden sakınmak için göz Baş oynatma (Yaşanmış bir olayı görmemek için bilinçsiz bir sakınma kırpılır. Sinirsel kökten Boyun adalelerinde oluşan tikler tepkisi olarak yorumlanır) Gerekmediği halde burun çekme, üst gelen öksürmeler şeklinde oluşan tikler. Boğaz Yutma veya yutar gibi hareket etme dudakla birlikte yapılan tikler. Parmak Omuz silkme temizler gibi hıçkırmak,boğaz temizlemeye zorlamak Sık sık gözleri alışılmamış şekilde Dizini veya ayaklarını sallama çıtlatma Kulaklarını oynatmak,kaşları sık sık kaldırıp Kolları sallamak ayırmak indirmek. Bu daha çok fala göz açmaya eşlik eden bir tiktir.

TİKLERİN NEDENLERİ

Tiklerin oluşmasında en fazla ruhsal nedenler söz konusudur. Tikler genellikle iç gerilimlerin veya çatışmaların yansımasıdır. Kişi tikleri sayesinde bu gerilimlerden kurtulma çabası verir. Tiklere engel olmaya çalışıldıkça daha da artış gözlenir. Duygulanma,üzüntü,yorgunluk arttıkça tiklerde artış gösterir. Tiklere neden olan ruhsal etkenlerin başında erken yaşlarda başlayan ve süren korku,tedirginlik, kaygı, gerginlik vardır. Çevresinde, kavga, güvensizlik, tedirginlik yaşamak. Çevresiyle çatışma halinde olmak. Birden aşırı korku, coşkunluk,yorgunluk öfke ,acı gibi durumlar yaşamak çocuklarda tiklerin oluşmasına sebep olabilir. Ruhsal etkenlerin yarattığı tiklere örnekler: 9 yaşındaki bir kız çocuğu aile içinde yaşadıklarını psikoloğa şöyle anlatmıştır. “Kardeşim beni çok rahatsız ediyor. Bana vuruyor. Buna karşılık babam beni suçluyor. Babam eve geç geliyor. Babamın gelmemesinden korkuyorum. Annem babam sık sık kavga ediyorlar.”Çocuğun aile içinde yaşadığı korku, tedirginlik,kaygı gibi durumlar onda ağız ve burun tiki onda ağız ve burun tiki oluşmasına sebep olmuştur. Göz ve boyun tiki olan erken okula başlamış 6 yaşındaki çocuk 10 yaşındaki Abisini örnek almıştır. Abisinin oyun grubuyla oynamak istemiş,gruba katılmış fakat uyum sağlayamamıştır. Ailede ve okul çevresinde yaşadığı bu kırıklık onda göz ve boyun tiki geliştirmesine sebep olmuştur.

Tiklerin oluşmasındaki bu neden tamamlanmamış bir hareketin temsilcisi şeklinde olabilir. Örneğim çocuk vuruculuk ,kırıcılık,saldırganlık gibi dürtülerini dışa vuramaz. Bilinç altındaki bu istekler çocuğun devamlı el kol hareketleri yapması şeklinde temsil edilir. Tiklerin nedenlerinden biride istemsiz olarak tekrarlanan hareketlerin zamanla alışkanlık olması ve daha sonrada otomatik olarak yinelenmesi seklinde olabilir. Örneğin göz kırpma başlangıçta göz rahatsızlığı veya yorgunluğa tepki olabilirken daha sonra otomatikleşerek tiki oluşturabilir. Boyun silkme kolalı bir gömleğin rahatsızlığından kurtulmaya çalışırken alışkanlık olan ve otomatikleşen bir tik olabilir. Omuz silkme,kaş kaldırma başlangıçta bir ret işareti olurken alışkanlık olur ve tike dönüşebilir. Tiklerin nedenlerinden biride taklittir. Çocuk çevresinde bulunan anne babasını,arkadaşlarını,öğretmenini taklit ederken,onların davranış kusurlarını da edinebilir. Zamanla bu hareketleri taklit eden çocukta tik gelişebilir. İstemsiz kasılmanın ortaya çıktığı bölgeye ya da organa ilişkin uzun süren fiziksel bir tahrişte tike neden olabilir. Bu fiziksel tahrişler arasında uzun süre devam eden düzeltilemeyen görme bozuklukları,burun akıntısı,boyun ağrıları sayılabilir.

TİKLERİN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ

Kanner’e göre,tiklerde belirgin kişilik özellikleri aşağıdaki alanlarda belirgin şekillerde görülmektedir. Fazla hassas ve duyarlıdırlar. Belirgin şekillerde huzursuzluk gösterirler. Kendi kendine bilinçli,kendini oldukça bilen. Alınganlıkları fazladır. Bencillikleri Haris ve kaprislilik Şımarıklık eden ve kolayca kaynayan Fazla heyecanlı,kolayca kızan,bozulan bir durumdadırlar. Kolayca fazladır. yorgunluk ve yılgınlık gösteren bir durumdadırlar.

TİKLERİN TÜRLERİ

Tikleri 4 Yumuşak ve geçici olan tikler: Bu tikler tip olarak incelemek mümkündür. genellikle çocuğun evde ve okulda yüksek gerilimlerine karşı olan bir tepkinin temsilcisidirler. Gerilimler kaybolduğu zaman bu tiklerden kurtulabilir. Ciddi, kronik tikler: Bunların sayıları azdır. Düzeltici tedbirlere karşı devamlı direnme gösterirler. Bu tiklere sebep olan mekanizmalar kesin olarak bu Giles tiki-tourette: Giles tarafından bulunduğu güne kadar keşfedilmemiştir. için bu ad verilmiştir. Tourette tiki genellikle yüz, boyun, el ve ayaklardaki istemli adalelerin zorlayıcı sert vuruşları,müstehcen konuşmaların kullanılışı,işitilen kelime ve ibarelerin tekrarı,birden görülen geçip giden hareketlerin tekrarı olarak karakterize edilir. Hastalık 10 yaşından önce motor hareketlerin anormallikleriyle başlar. Sonra kelime ve ibarelerin tekrarı daha sonrada müstehcen konuşma başlar. Kız ve erkeklerde aynı sıklıkta görülür. Her iki cinste aynı oranda etkilenir. Bu tip tikleri onların aile geçmişi incelendikçe, soylarında belirgin şekilde duygusal, ruhsal ve zihinsel bozukluklar gösterenlere rastlanmaktadır. Hareketler kuvvetli duygusal uyaranlar veya sesler tarafından oluşur. Genellikle uykuda kaybolur. Ara sıra bilhassa ateşli hastalıklar sırasında bu tiklerde bir hafifleme görülür. Bir çok vakalarda fiziki ve zihni durum normaldir. Fakat bazı hastalar zihni bozukluklardan ve zihni psikozlardan rahatsızdırlar. Belirtilerin başlangıcından önce hasta genellikle itaatkar ve çok uygun davranışlı bir hadde kadar her şeyinin mükemmel olduğunu kabul eder durumdadır. Davranış ve kişiliği hastalığın başlaması ile değişiklik gösterir. Düzeltici tedbirlere rağmen belirtiler Postencephalitis:·azalmamış ise hastalığın teşhisi uygun yapılmamıştır. Hareketler yakın olarak psikojenik tiklere benzer, ensefalitlerin kronik basamağında nadiren görülürler. Basit göz seğirmesine benzer olabilirler. Bazen yıllarca devam eder ve birden bire kaybolabilirler. Hareketler daha çok psikolojik faktörlerce etkilenirler ve muhtemelen organik sebeplere bağlı olabilirler.

DÜZELTİCİ ÖNLEMLER

Küçük tikler genellikle geçicidirler. Özel bir ihtimam ve bakım gerektirmezler. Ciddi ve ağır tikler devamlılık gösterirler. İmkanı varsa fiziki kaynaklar ve nedenler aranmalı, bulunmalı ve ayrılmalıdır. Çocuğun ailedeki, okuldaki ve yakınları ile olan çatışmaları ve bunların nedenlerinin bulunup ortadan kaldırılması uygun ve köklü tedbirlerdir. Taklit etmekten çocuğun dikkatini çekmekten, tenkit etmekten, akranları ile kıyaslanmaktan sakınılmalıdır. Yeteneklerini iyice saptamadan, bir çok derslerde daha başarılı olmaya zorlanmaktan çekinmek gerekir. Hakaret, azarlama, izzeti nefislerinin kırılması ve bu çocuklara dayak atılması tiklerin daha da artmasına ve buna eşlik eden bir seri duygusal bozuklukların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Ana-babanın çocuğun bu halinden utanması çocuğu utandırması olumlu bir tedbir olmaktan uzaktır. Devamlı olarak ana-babanın çocuğu kendi arzularına ve usullerine uydurmaya çalışması, yanlış bir tedbirdir. Çocuk bol bol dinlendirilmeli, bedenen uygun ihtimam görmelidir. Bazen gerekiyorsa okul dışı, ders dışı spor ve benzeri etkinlikler azaltılmalıdır. Gerekiyorsa, okulda çocuk arkadaşları ve öğretmenleri tarafından durumuna anlayış gösterilmiyorsa çocuğun okulu değiştirilmelidir. Diğer taraftan az aktif, yalnızlık içinde bulunan çocukların grup etkinliklerine katılması teşvik edilmelidir ve sağlanmalıdır. Benzerine ve aynı terkipteki ilaçlar belki gerilimleri ve endişeleri azaltmak ve yatıştırmak için faydalı olabilir. İlaçlar teskin edici tesir gösterirse hareketleri kolaylaştırabilir. Doktor tavsiye ederse ilaç verilmelidir. Çocukta tik görüldüğünde, bir pedagog ya da çocuk ruh sağlığına başvurmak gerekir. Tike neden olabilecek organik etkenlerin dikkatle ele alınması, varsa bu tür bozuklukların tedavisi yoluna gidilmelidir. Tiki oluşturan nedenler ruhsal kökenli olduğu takdirde çocuklara oyun terapisi, psikoterapi yoluyla, ergenlere grup terapisi, psikodrama ya da psikoterapi yoluyla gerekli psikolojik tedavi uygulanmalıdır.

Sonraki sayfa »