KÖTÜ HİSSETMEK YETENEK İSTER : MyWeb Portal | Haber | Forum | Rehberlik |

23.05.18  |  10:33

KÖTÜ HİSSETMEK YETENEK İSTER

31 Aralık 2017 Yazan  
Kategori Rehberlik

KÖTÜ HİSSETMEK YETENEK İSTER

Şu an aklınızdan geçen düşünceler, hissettiklerimizin gerçek
nedenleridir. Bu düşünceler kişiye kendisini halsiz veya neşeli
hissettirebilir. Kendinizi kötü hissettiğiniz herhangi bir durumda,
hemen o anda aklınızdan geçen düşüncelere ve görüntülere dikkat edin.
Kendinizi kötü hissetmenize neden olan bu düşünceler olduğu için,
onları değiştirerek daha iyi hissetmeyi sağlayabilirsiniz.

Büyük bir ihtimalle bu yazılanlar hakkında şüphe duyuyor
olabilirsiniz. Çünkü olumsuz düşünme alışkanlıkları hayatımıza o
kadar girmiştir ki, sanki otomatikleşmişlerdir. Bu nedenle bu olumsuz
düşünceler bilişsel terapide otomatik düşünceler olarak
adlandırılırlar. Bu düşünceler zihnimizde herhangi ek bir çabaya
gerek olmadan oluşurlar ve sizin için sanki bir bardaktan su içmek
kadar kolay ve doğaldır.

Bir Pazar sabahı, kendisini iyi hissederek, evinde gazete okumakta
olan Ahmet’ i örnek olarak alalım. Aklında, okuduklarına ilişkin
yüzeysel düşünceler geçmekte ve kendisini okuduklarının içeriğine
fazla kaptırmadan sayfalara bakmaktadır. İçerisinin sıcak olduğunu
hissederek yerinden kalkar ve pencereye doğru yönelir. Gözleri bir
saniyeden daha kısa bir süre içinde yerdeki parkelere takılır sonra
pencereyi açmak için pencere koluna odaklanır. Pencereyi açıp yerine
tekrar döndüğünde içinde bir sıkıntı hisseder. Kalktığı gibi
hissetmemektedir. Arada ışık hızında bir şeyler olmuş, ama o ise
sadece bedenindeki olumsuz hisleri fark edebilmiştir. Sıkıntısını
gidermek için eğer sigara alışkanlığı varsa sigaraya yönelir veya
mutfağa gidip bir şeyler atıştırır. Ya da neden olduğunu anlamadığı
bu sıkıntısı tüm gününe etki edebilir.

Şimdi bu basit olayı bilişsel modelin bakış açısı ile tekrar
izleyelim. Ahmet neden kendisini sıkıntılı hissetmiştir? Ahmet
pencereyi açmak için ilerlerken gözleri pencere tarafındaki parkelere
takılmıştır. 15 gün sonra taşınacakları için parkenin üzerindeki
cilanın bozulmuş olması önem kazanmıştır. Pencereyi açıp yerine
oturana kadar aklından şu düşünceler geçer:

– Ev sahibi bu konuyu bahane ederek kaporayı vermeyecek.

– Vermemek için bizi suçlayacak.

– Bu olay beni çok sıkacak.

– Yapacak bir şey yok, para onda.

– Yine kullanılmış olacağım.

– Yine haksız yere suçlanacağım.

– Hakkımı savunamayacağım.

– Avukatla uğraşmam gerekecek. Alacağımdan daha çoğunu kadar zaten avukata veririz.

– Hiç bir çare yok.

Bu düşüncelerin tümü 1 saniyeden de hızlı olarak, ardı ardına Ahmet’
in zihninde akmıştır. Düşüncelerin bir kısmı iç konuşmalar, bir kısmı
ise görüntü ve ses olarak geçmiştir. Ahmet ise sadece göğsündeki
sıkışma hislerinin ve bedenindeki sıkıntının farkına varmıştır.

Duygularımız olaylara bakış açımızdan kaynaklanır, olayın kendisinden değil.

Ahmet’ i bu olayda sıkan şey “kapora konusu” değildir. Farkındaysanız
ortaya olan biten bir olay da yoktur aslında. Onun canını sıkan,
olabileceklere ilişkin beklentileri ve bakış açısıdır. Belki şu an
sizin aklınızdan bile “Tabii ki, hep böyle olur. Bence Ahmet doğru
düşünüyor.” gibi düşünceler geçiyor olabilir. Bunlar da sizin
otomatik düşüncelerinizdir. Sizin zihninizden böyle düşünceler
geçebileceği ise yazarın otomatik düşünceleridir. Çünkü hepimiz kendi
deneyimlerimize dayanarak bir şeyler düşünürüz.

Bir olay hakkında bir şey hissedebilmek için onu önce anlamamız
gerekir. Ne olup bittiğini eğer doğru bir şekilde anlarsak,
duygularımız normal ve katlanılabilir olacaktır. Eğer algılamamız
çarpık veya bozuksa, duygularımız da anormal olacaktır. Depresyon,
sıkıntı ve diğer duygusal bozukluklar bu sınıfa girerler ve
çoğunlukla zihinsel çarpıtmaların sonucudurlar.

Yorumlar